DAİMFED’in Malatya’da düzenlediği toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine dikkat çekerek, “Bir şehri yeniden inşa etmek, eski binaların yerine yenilerini koymaktan ibaret değildir. Asıl mesele o şehrin ruhunu ve hafızasını koruyarak geleceğe taşımaktır” dedi.
DAİMFED Malatya Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısında inşaat sektörünün temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş insanları bir araya geldi. Toplantıya eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, STK temsilcileri ve iş dünyası katıldı.
Toplantıda 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları değerlendirilirken, yapı sektöründe denetim, mesleki yeterlilik ve güvenli şehirleşmenin önemi üzerinde duruldu.
Esen: “Depremle Mücadelenin Yolu Denetim Ve Dönüşümden Geçiyor”
DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, federasyonun Malatya yapılanmasını yaklaşık 2,5 yıl önce zorlu bir süreçte oluşturduklarını belirterek, depremlerin yalnızca kentteki yapıları değil, inşaat sektörünün toplumdaki imajını da olumsuz etkilediğini söyledi.
Deprem sonrasında hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Esen, bazı binaların yıkılması gerekirken yıkılmadığını, bazı yapıların ise gereksiz yere yıkılarak milli servetin zarar gördüğünü savundu.
Federasyon olarak hasar tespit mevzuatının yeniden düzenlenmesine katkı sunduklarını ifade eden Esen, şunları kaydetti:
“Şehrimiz enkazların arasındayken müteahhit ve mühendis olduğunu söyleyen insanların kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadığı bir dönemden geçtik. Bugün ise proje üreten, fikirlerini ortaya koyan ve gerektiğinde mesleği ile şehri adına söz söyleyen güçlü bir yapıya dönüştük.”
“30-40 Yıllık Binaların Sorumluluğu Tek Bir İmzaya Yüklenmemeli”
Deprem davalarında meslektaşlarının yaşadığı hukuki sorunlara da değinen Esen, yapı güvenliğinin yalnızca inşaat aşamasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Esen, “30-40 yıllık binaların bütün sorumluluğunun yıllar önce atılmış ve arşiv raflarına kaldırılmış imzaların üzerine bırakılmaması gerektiğini her platformda söylüyoruz. Binaların belirli periyotlarda denetlenmesi ve muayene edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü bu ülkede depremle gerçek mücadelenin yolu denetim ve dönüşümden geçmektedir” dedi.
Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini de belirten Esen, Malatya’nın geleceğinin yalnızca yeni binalarla değil, ticari, sosyal ve kültürel hayatın yeniden güçlenmesiyle şekilleneceğini ifade etti.
Somut proje üretmeden yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere tepki gösteren Esen, “Bizim için kıstas kimin hangi masada oturduğu değil, şehrimiz ve sektörümüz adına o masaya ne koyabildiğidir. Söylemden çok proje üretmenin, görüntüden çok ortaya eser koymanın kıymetli olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Karslıoğlu: “Malatya’da Müteahhit Sayısı 2 Binden 150’ye Düştü”
DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise müteahhitlik sektöründe mesleki yeterlilik ve kayıt sisteminin önemine dikkat çekti.
Geçmişte farklı meslek gruplarından çok sayıda kişinin müteahhitlik yapabildiğini belirten Karslıoğlu, sektörde uygulamaya alınan sınıflandırma ve kayıt düzenlemelerinin önemli bir dönüşüm sağladığını söyledi.
Karslıoğlu, “Malatya’da daha önce 2 bin olan müteahhit sayısı, A grubundan E1 grubuna kadar olan sınıflandırmada 150’ye düştü. Adana’da ise 3 bin 200 olan sayı 241’e geriledi. Bu durum mesleğimizin artık belirli kriterler çerçevesinde kayıt altına alındığını gösteriyor” diye konuştu.
İnşaat sektörünün ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Karslıoğlu, deprem bölgesinde yürütülen konut çalışmalarında emeği geçen müteahhitlere, mühendislere, teknik personele ve işçilere teşekkür etti.
“Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nu Kuracağız”
Sektör temsilcilerinin daha güçlü bir organizasyon yapısına kavuşması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, yeni bir konfederasyon kurulması için hazırlık yaptıklarını açıkladı.
Karslıoğlu, “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adı altında isim patentimizi aldık. Türkiye’nin ikinci inşaat müteahhitleri konfederasyonunu kuracağız. Malatya’dan başlayarak diğer 14 ilimizle birlikte güç birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Malatya Şubesinin federasyon yapılanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karslıoğlu, Şube Başkanı Kadircan Esen ve yönetim kurulunun çalışmalarını takdir ettiğini söyledi.
Sarı: “Malatya’da 79 Bin 660 Bağımsız Bölüm Tamamlandı”
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı da konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı.
Deprem bölgesinde büyük bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Sarı, Türkiye genelinde 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti.
Malatya’daki çalışmalara ilişkin rakamları da açıklayan Sarı, “Malatya’da 62 bin 540 konut, 13 bin 32 köy evi ve 4 bin 88 iş yeri olmak üzere toplam 79 bin 660 bağımsız bölüm tamamlandı. Türkiye’nin en büyük şantiyesi ise 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce TOKİ şantiyesi oldu” ifadelerini kullandı.
“Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”
Deprem sonrası şehirlerin sosyal ve kültürel dokusunun korunmasının önemine değinen Sarı, yeniden yapılanma çalışmalarının yalnızca fiziksel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Sarı, “Bir şehir hafızasıyla, çarşısıyla, mahallesiyle, sokağıyla, komşuluğuyla ve insanıyla bir bütündür. Bu nedenle 6 Şubat’tan sonra önümüzde yalnızca bir inşa görevi yoktur. Şehirlerimizi yeniden yaşanabilir hale getirmenin sorumluluğu vardır” dedi.
İnşaat sektörünün insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Sarı, yapı kalitesinin ve meslek ahlakının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirtti.
“Deprem Yönetmeliğine Uymak Vicdani Bir Sorumluluktur”
Güvenli yapılaşmanın ancak bilimsel veriler, doğru mühendislik uygulamaları ve etkin denetimle mümkün olacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu:
“Daha iyi mühendislik göstermeliyiz. Daha doğru zemin etütleri yapmalıyız. Daha nitelikli malzeme kullanmalıyız. Daha güçlü denetim mekanizmaları kurmalıyız. Daha kapsamlı ve kalıcı şehir planları yapmalıyız. Bütün bunların üzerine daha güçlü bir meslek ahlakını getirmemiz gerekiyor. Çünkü deprem yönetmeliğine uymak yalnızca teknik bir mesele ve zorunluluk değildir. İnsan hayatına karşı vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur.”
DAİMFED’in kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, yapı güvenliği ve mesleki eğitim alanındaki çalışmalarını önemsediklerini belirten Sarı, sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetlerin de sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.
“6 Şubat’ı Unutmayacağız”
Konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Sarı, yaşanan felaketin daha güvenli şehirler oluşturulması için önemli dersler içerdiğini söyledi.
Sarı, “6 Şubat’ı unutmayacağız. Ancak bu büyük felaketi daha güvenli yapıların, daha bilinçli bir şehirleşmenin ve daha güçlü bir yapı sektörünün başlangıç noktası haline getireceğiz. Malatya’nın yeniden yükselen her binasında, yeniden açılan her dükkânında ve yeniden hayat bulan her sokağında büyük bir emeğin, mücadelenin ve umudun izini görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Toplantı, sektör temsilcilerinin Malatya’nın yeniden yapılanma süreci ve inşaat sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.
