“İsimlerden Önce Malatya’yı Konuşmalıyız” diyen Dr. Özcan Mercan, ideal TSO modelini anlattı: “Oda sadece aidat alan, belge veren veya seçim dönemlerinde hatırlanan bir yapı olmamalı; yatırımın, üretimin, ihracatın ve istihdamın önünü açan şehrin ekonomik aklı olmalı.”

MALATYA (MHG) – Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken iş dünyasında “Kim kazanacak?” sorusu kadar önemli başka bir tartışma daha öne çıkıyor: Malatya nasıl bir TSO istiyor? Malatya’da yatırımları ve istihdam sağlayan girişimleriyle tanınan iş insanı, eğitimci-yazar ve Mercan Eğitim Kurumları Kurucusu ve MTSO eski Yönetim kurulu üyesi Dr. Özcan Mercan ile seçim yarışındaki isimlerden bağımsız olarak Malatya iş dünyasının beklentilerini, sanayicinin temsil sorununu ve sonucu etkileyebilecek “sessiz çoğunluğu” konuştuk.

Mercan'ın yaklaşımının merkezinde tek bir soru bulunuyor:

“Başkanın kim olacağından önce, Malatya’nın önümüzdeki yıllarda nasıl bir ekonomik yapıya kavuşmasını istediğimize karar vermeliyiz.”

“1 EKİM’DE SADECE BAŞKAN SEÇİLMEYECEK”

Soru: 1 Ekim’de isimlerden bağımsız olarak soralım. Deprem sonrası Malatya ekonomisini ayağa kaldırabilecek TSO başkanının ilk beş özelliği ne olmalı?

Dr. Özcan Mercan:

“Malatya çok olağanüstü bir dönemden geçiyor. Depremin fiziki sonuçlarının yanında ticaretin yeniden kurulması, nitelikli nüfusun korunması, sanayicinin finansmana erişimi, yeni yatırımların şehre getirilmesi ve gençlere istihdam oluşturulması gibi çok önemli meselelerimiz var.

Bu nedenle yeni dönemde TSO Başkanlığı rutin bir temsil makamı olarak görülemez.

Bana göre ilk şart vizyon. Dünyanın nereye gittiğini okuyabilmeli.

İkincisi ulaşılabilirlik. Küçük esnafından büyük sanayicisine kadar üyesi başkanına ulaşabilmeli.

Üçüncüsü liyakat ve güçlü ekip. Bir kişinin her şeyi bilmesi mümkün değil; doğru insanları doğru alanlarda görevlendirebilmek gerekir.

Dördüncüsü proje ve sonuç üretme kabiliyeti. Sorunları anlatmak yetmez, Ankara’da ve yatırımcı nezdinde sonuç alabilmek gerekir.

Beşincisi ise birleştiricilik. TSO hiçbir siyasi, ekonomik veya sosyal grubun odası değil, bütün üyelerinin ortak çatısı olmalıdır.”

“MALATYA’NIN KAYBEDECEK BİR DÖNEMİ DAHA YOK”

Mercan'ın üzerinde özellikle durduğu konu ise zaman.

Deprem sonrasında şehrin yeniden şekillendiğine işaret eden Mercan'a göre önümüzdeki birkaç yıl, Malatya ekonomisinin uzun vadeli yönünü belirleyebilir.

“Malatya'nın kaybedecek bir dönemi daha yok. Önümüzdeki dönem sıradan bir oda yönetimi dönemi olamaz. Şehrin yeniden yapılanmasıyla ekonomik yapılanmasını aynı anda gerçekleştirmek zorundayız.”

Mercan'a göre TSO'nun başarısı yalnızca oda faaliyet raporlarıyla değil; Malatya'ya kazandırılan yatırım, oluşturulan istihdam, artırılan ihracat ve üyeye sağlanan somut ekonomik katkıyla ölçülmeli.

“TSO MALATYA’NIN EKONOMİK AKLI OLMALI”

Soru: İdeal Malatya TSO nasıl olmalı?

Dr. Özcan Mercan bu soruya klasik oda anlayışının artık yeterli olmadığı değerlendirmesiyle yanıt veriyor:

“Ben TSO'yu yalnızca aidat alınan, belge verilen veya seçimden seçime konuşulan bir kurum olarak görmüyorum.

İdeal TSO, şehrin ekonomik aklı olmalıdır.

Malatya beş yıl sonra hangi sektörlerde büyüyecek?

Hangi yatırımlara ihtiyacımız var?

Hangi firmalar ihracata hazırlanmalı?

Gençlerimizi hangi sektörlerde istihdam edeceğiz?

Yapay zekâ ve dijital dönüşüm Malatya sanayisini nasıl değiştirecek?

Savunma sanayisinden Malatya nasıl pay alacak?

Kayısıdan kilogram başına daha yüksek katma değeri nasıl elde edeceğiz?

TSO bunların masaya yatırıldığı ve ardından projeye dönüştürüldüğü merkez olmalıdır.”

MERCAN’DAN DİKKAT ÇEKEN ÖNERİ: “MALATYA EKONOMİK VİZYON 2035”

Mercan'a göre yeni yönetimin ilk işlerinden biri, üniversitelerden sanayicilere, ihracatçılardan genç girişimcilere kadar farklı aktörleri bir araya getirerek uzun vadeli bir ekonomik yol haritası hazırlamak olmalı.

Bu çalışma, klasik bir temenni raporu olmamalı.

Her hedefin tarihi, sorumlusu ve performans göstergesi bulunmalı.

Mercan bu yaklaşımı “Malatya Ekonomik Vizyon 2035” olarak tanımlıyor.

“Şehrin on yıllık ekonomik hedefleri önümüze konulmalı. İhracatımız nereye ulaşacak? Kaç yeni yatırımcı getireceğiz? Kaç kişilik nitelikli istihdam oluşturacağız? Hangi yeni sektörlerde kümelenme sağlayacağız? Bunları ölçemezsek başarıyı da ölçemeyiz.”

“SANAYİCİ SADECE SEÇİM DÖNEMİNDE HATIRLANMAMALI”

Soru: Malatya sanayicisi TSO'da yeterince temsil ediliyor mu?

Mercan, bu noktada tartışmanın yalnızca yönetim kurulunda kaç sanayicinin bulunduğuna indirgenmemesi gerektiğini düşünüyor.

“Temsil yalnızca bir kişinin bir koltukta oturması değildir. Gerçek temsil, sanayicinin yaşadığı problemin karar mekanizmasına taşınması ve çözüm üretilmesidir.

Finansmana ulaşamıyorsa bunu konuşacağız.

Nitelikli personel bulamıyorsa bunu konuşacağız.

Enerji maliyetinden etkileniyorsa bunu konuşacağız.

İhracatta yeni pazara ihtiyacı varsa onun önünü açacağız.

Sanayicinin TSO'da temsil edildiğini hissetmesinin ölçüsü budur.”

“KÜÇÜK İŞLETMENİN SESİ DE BÜYÜK SANAYİCİ KADAR DUYULMALI”

Mercan'ın TSO modeli yalnızca büyük şirketleri kapsamıyor.

Malatya ekonomisinin tabanını oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin de karar süreçlerinde daha görünür olması gerektiğini belirtiyor.

“Bir tarafta yüzlerce kişiyi çalıştıran sanayicimiz var, diğer tarafta ailesiyle birlikte işletmesini ayakta tutmaya çalışan üyemiz var. TSO her ikisinin de odasıdır.

Büyük yatırımcıyla küçük işletme arasında tercih yapan değil, ikisini aynı ekonomik ekosistemde büyüten bir yapı oluşturulmalıdır.”

SEÇİMİN KİLİDİ “SESSİZ ÇOĞUNLUK” MU?

Peki Malatya iş dünyasında önemli bir kesim neden hâlâ tercihini açıkça ifade etmiyor?

Seçimin en dikkat çekici taraflarından biri de bu.

Adayların çevresinde belirginleşen gruplar bulunmasına rağmen kamuoyunda tercihini açıklamayan geniş bir iş insanı kitlesi olduğu gözleniyor.

Soru: Sizce bu sessiz çoğunluk neden kararsız kalıyor?

Mercan'a göre bunun tek bir nedeni yok:

“İş dünyası sonuç odaklıdır. İnsanlar önce adayların kadrolarına, projelerine ve söylemlerine bakmak istiyor. Kimin daha çok konuştuğundan ziyade kimin gerçekten sonuç üretebileceğini değerlendirmek istiyorlar.

Bir başka konu da kutuplaşmadan uzak durma isteğidir. İş insanı seçim bittikten sonra yine aynı şehirde ticaret yapacağını biliyor. Dolayısıyla tercihini sandıkta göstermeyi seçen çok sayıda insan olabilir.”

“SESSİZLİĞİ İLGİSİZLİK OLARAK OKUMAK HATA OLUR”

Mercan'ın bu noktadaki tespiti dikkat çekici:

“Sessiz olan seçmen kararsız olabilir ama ilgisiz değildir. Belki de seçimi en ayrıntılı değerlendiren kesim odur.”

Mercan, oda seçimlerinde yüksek sesli kampanyaların her zaman sandıktaki gerçek karşılığını göstermeyebileceğine dikkat çekiyor.

“İş insanları sosyal medyada destek açıklaması yapmayabilir. Fotoğraf vermeyebilir. Bir adayın yanında görünmeyebilir. Ancak projeleri dinler, kadroları inceler ve kararını sandıkta verir.

Bu nedenle hiçbir aday sessiz üyeyi kendi hanesine yazmamalıdır.”

“ÜYENİN SORUSU BASİT: BENİM İŞİME NE KATACAKSIN?”

Mercan'a göre seçmenin kararını belirleyecek esas soru son derece somut:

“Bu yönetim benim işletmeme ve Malatya ekonomisine ne kazandıracak?”

Bu nedenle seçim kampanyasında kişisel tartışmalar yerine projelerin yarışması gerektiğini ifade ediyor.

“Kim daha iyi yatırımcı getirir?

Kim Ankara'da Malatya'nın ekonomik taleplerini daha güçlü takip eder?

Kim ihracatçının önünü açar?

Kim küçük işletmenin finansmana erişimini kolaylaştırır?

Kim gençlere yeni iş alanları oluşturacak ekonomik dönüşümü başlatır?

Üyenin bunlara bakması gerektiğini düşünüyorum.”

MERCAN’DAN TSO İÇİN YENİ NESİL MODEL

Dr. Özcan Mercan'ın tarif ettiği ideal TSO modelinde özellikle şu alanlar öne çıkıyor:

  • Yatırım Ofisi: Malatya'ya ulusal ve uluslararası yatırımcı kazandıran profesyonel ekip.
  • İhracat Masası: İhracata başlamamış işletmeleri dış pazarlara hazırlayan danışmanlık sistemi.
  • Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Merkezi: KOBİ'lerin yeni teknolojilere geçişini hızlandıracak yapı.
  • Genç Girişimci Merkezi: Üniversite öğrencileri ve gençlerin şirketleşmesine destek olacak girişimcilik ekosistemi.
  • Savunma Sanayii Tedarik Ofisi: Malatyalı firmaların savunma sanayii tedarik zincirine girmesine yardımcı olacak profesyonel birim.
  • Kayısı ve Tarım Teknolojileri Merkezi: Kayısının yalnızca ham ürün olarak değil, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini sağlayacak çalışmalar.
  • Nitelikli İnsan Kaynağı Programı: Sanayicinin ihtiyaç duyduğu teknik personelin eğitim kurumlarıyla koordineli yetiştirilmesi.

Mercan'ın temel yaklaşımı şu:

“Oda sorun dinleyen değil, çözüm organize eden kurum olmalı.”

“MALATYA’YA YATIRIMCI GETİRECEK TSO İSTİYORUM”

Mercan, şehrin yalnızca mevcut işletmelerini korumasının yeterli olmayacağını, dışarıdan sermaye ve nitelikli yatırım çekmesinin zorunlu olduğunu düşünüyor.

“Malatya'nın yeniden büyümesi için yeni fabrikalara, teknoloji şirketlerine ve yeni girişimlere ihtiyacı var.

TSO başkanı gerektiğinde Ankara'da, İstanbul'da, Avrupa'da veya Körfez ülkelerinde yatırımcının kapısını çalabilmeli.

Malatya'yı anlatmalı.

Yatırımcıyı buraya getirmeli.

Şehrin yatırım elçisi olmalı.”

“GENÇLER MALATYA’DA GELECEK GÖREMİYORSA EKONOMİK MODELİMİZİ SORGULAMALIYIZ”

Mercan'ın dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri de gençlerin şehirden ayrılması.

Malatya'nın nitelikli nüfusunu koruyabilmesinin ekonomik kalkınmayla doğrudan ilişkili olduğunu savunuyor.

“Üniversiteyi bitiren gencimize ‘Malatya'da kal’ demek kolay. Fakat ona kariyer imkânı sunmuyorsanız neden kalsın?

Yazılım, savunma sanayii, mühendislik, sağlık teknolojileri, eğitim teknolojileri ve yüksek katma değerli üretim gibi yeni sektörler oluşturmalıyız.

Gençleri Malatya'da tutmanın yolu nasihat değil, fırsat üretmektir.”

“TSO SEÇİMİ KİŞİLERİN DEĞİL PROJELERİN YARIŞI OLMALI”

Sadıkoğlu-Boyraz rekabetinin giderek daha fazla konuşulduğu bir dönemde Mercan, değerlendirmesini isimler üzerinden yapmaktan özellikle kaçınıyor.

Mesajı ise oldukça açık:

“Ben bu seçimin kişiler üzerinden kutuplaştırılmasını doğru bulmuyorum. İsimlerden önce projeleri, kadroları ve Malatya'ya ne kazandırılacağını konuşmalıyız.”

Mercan'a göre seçimin ertesi günü kazanan tarafın yapması gereken ilk şey de diğer kesimleri dışarıda bırakmamak olmalı.

“Seçim bir gün sürer, Malatya hepimizin.

Kazanan yönetim, kendisine oy vermeyen üyeyi de temsil ettiğini unutmamalıdır.”

DR. ÖZCAN MERCAN’DAN SEÇİM ÖNCESİ SON MESAJ

Röportajın sonunda Mercan'a şu soruyu yönelttik:

Nasıl bir Malatya TSO görmek istiyorsunuz?

Mercan'ın cevabı, röportajın da özeti niteliğinde:

“Üyesine dokunan, sanayicisinin önünü açan, küçük işletmesini yalnız bırakmayan, yatırımcı getiren, ihracatı büyüten, gençlerine iş alanı oluşturan, teknolojiye öncülük eden, Ankara'da güçlü temsil edilen ve hiçbir grubun değil bütün Malatya iş dünyasının odası olan bir TSO görmek istiyorum.”

Ve ekliyor:

“Malatya'nın önünde tarihi bir yeniden yapılanma fırsatı var. Bu fırsatı yalnızca binaları yeniden yapmak için değil, ekonomimizi yeniden kurmak için de değerlendirmeliyiz. Malatya'nın kaybedecek zamanı yok.”